ANKARA (ÖZEL ANALİZ) – Sosyal belediyecilik ve "şeffaf yönetim" vaatleriyle göreve gelen Ankara Büyükşehir Belediyesi, bugün gelinen noktada Ankaralıları Türkiye'nin en pahalı musluk suyuyla baş başa bıraktı. Geçmiş dönemlerde rakiplerine "Allah’ın suyundan para mı alınır?" diye yüklenen ve suyu neredeyse bedava yapma sözü veren anlayışın, bugün Başkentliyi "altın fiyatına" su içirmeye mecbur etmesi, siyasi literatürdeki yerini "büyük bir çelişki" olarak aldı.
140 TL'lik ‘Lüks’ Tüketim: Ankara Zirvede!
2026 yılı başı itibarıyla yapılan bağımsız analizler ve Ankara Milletvekili Osman Gökçek’in paylaştığı verilere göre; Ankara’da suyun ortalama metreküp fiyatı 140,77 TL seviyesine ulaştı. Ankara’yı 101 TL ile İzmir ve 97 TL ile Mersin takip ediyor. AK Partili Erzurum’da suyun metreküpünün yaklaşık 30 TL olduğu bir tabloda, Ankara’nın 4,5 kat daha pahalı su kullanması "sosyal belediyecilik" kavramının neresine düşüyor?
Söylem: "Bedava Su" / Eylem: "Fahiş Zam"
Ankaralılar, geçmişte yapılan "Su bir haktır, ticari bir meta değildir" açıklamalarını unutmadı. Ancak gelinen noktada:
- Kademeli Tuzak: 15 metreküpü aşan kullanımlarda fiyatın katlanarak artması, kalabalık aileleri adeta cezalandırıyor.
- Bakım Bedeli Kurnazlığı: Faturalara yansıyan ek kalemler, suyun birim fiyatını bile gölgede bırakacak seviyelere ulaştı.
- Yargı ‘Dur’ Dedi: Osman Gökçek’in açtığı dava sonucu mahkemenin zammı iptal etmesi, ABB yönetiminin maliyet hesabındaki "fahiş" yaklaşımı hukuk nezdinde de tescillemiş oldu.
‘Hizmet’ mi, ‘Fatura’ mı?
Siyaset kurumu "Allah’ın suyundan para mı alınır?" derken haklıydı; ancak bu sorunun muhatabı bugün bizzat Mansur Yavaş yönetimidir. Gerede’den su getirme maliyeti veya enerji masrafları mazeret gösterilse de, Ankara halkı Erzurum veya Bursa'daki vatandaşın neden daha konforlu bir "temel hak" kullanımına sahip olduğunu sorguluyor.
🖋️ Editörün Eleştirel Notu: "Söz Uçar, Fatura Kalır"
ankarahaberleri.net ekonomi masası olarak soruyoruz: Bir belediye, en temel yaşam maddesini halkına Türkiye’nin en yüksek fiyatıyla satarken "halkçı" kalabilir mi? Mahkemenin iptal kararı, sadece bir rakam düzenlemesi değil; seçim vaatlerinin "suya yazılmış yazılar" olduğunun da belgesidir. Başkentli artık "dua" değil, adil bir "fatura" bekliyor.
Okur Yorumları
Editör onayından geçen yorumlar görünür. Yapıcı katkılar öne çıkar.
Yorum bırakın