Peki gerçekte ne oluyor? Ankara'nın içme suyu gerçekten güvenli mi, yoksa görünmeyen bir salgınla mı karşı karşıyayız?
Ankara'da hafta başından itibaren yüzlerce kişi benzer şikayetlerle hastanelerin acil servislerine akın etmeye başladı. Özellikle Çankaya, Mamak, Yenimahalle, Keçiören ve Etimesgut ilçelerinden gelen yoğun başvurular, sağlık kuruluşlarında alarm durumuna yol açtı. Vakaların ortak noktası ise dikkat çekici: Şikayetlerin başlamasından kısa süre önce musluk suyu tüketilmiş olması.
"Bütün Aile Aynı Anda Hastalandık"
Ankara Şehir Hastanesi Acil Servisi önünde konuştuğumuz Çankaya'da yaşayan iki çocuk annesi bir vatandaş, yaşadıklarını şöyle anlattı:
"Pazar akşamı yemeğimizi yedik, çayımızı içtik. Gece saat 02.00 civarında önce ben şiddetli bir mide bulantısıyla uyandım. Arkasından eşim, peşinden iki çocuğum... Sabaha kadar sırayla kustuk. Komşuları aradım, onlar da aynı durumdaydı. Hepimizin ortak noktası çeşme suyu içmemizdi. ASKİ 'su temiz' diyor ama ben musluktan su içtikten 5-6 saat sonra hastalandım. Bu tesadüf olamaz."
Benzer hikayeler sosyal medyada da çığ gibi büyüyor. Binlerce Ankaralı, aynı zaman diliminde benzer semptomları yaşadıklarını paylaşarak yetkilileri göreve çağırıyor.
ASKİ ve Belediye İddiaları Reddediyor: "Su Sürekli Denetleniyor"
Artan tepkiler üzerine Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Genel Müdürlüğü ve Ankara Büyükşehir Belediyesi yetkilileri peş peşe açıklamalar yaptı. Yapılan resmi duyurularda, Ankara'nın içme suyu kalitesinin düzenli aralıklarla test edildiği, son analizlerde herhangi bir mikrobiyolojik veya kimyasal uygunsuzluğa rastlanmadığı belirtildi.
ASKİ yetkilileri, "Ankara şebeke suyu, Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği içme suyu standartlarına tam uyumludur. Günlük olarak yüzlerce noktadan numune alınmakta ve analiz edilmektedir. Vatandaşlarımızın içme suyu konusunda herhangi bir endişe duymasına gerek yoktur" açıklamasını yaptı.
Ancak bu açıklamalar, acil servislerde sıra bekleyen vatandaşları ikna etmeye yetmedi.
Uzman Görüşü: "Bu Bir Salgının Habercisi Olabilir"
Konuyu değerlendiren Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Öztürk (gerçek bir isim değil, temsili uzman görüşüdür), toplu vakaların görüldüğü durumlarda ilk araştırılması gereken kaynağın su ve gıda olduğunu belirtiyor:
"Bu kadar çok kişinin aynı zaman diliminde ve farklı ilçelerde benzer gastrointestinal şikayetlerle hastanelere başvurması, epidemiyolojik olarak ortak bir bulaş kaynağını işaret eder. Su, en yaygın bulaş yoludur. Özellikle yaz aylarında artan hava sıcaklıkları, şebeke suyundaki klor seviyesinin düşmesine ve mikroorganizmaların üremesine zemin hazırlayabilir. ASKİ'nin yaptığı rutin testler, her zaman anlık bir kontaminasyonu yakalayamayabilir. Kapsamlı bir epidemiyolojik araştırma şart."
Uzmanların altını çizdiği bir diğer nokta ise, şebeke suyundaki olası bir sorunun yalnızca içme suyuyla sınırlı kalmayacağı. Duş alırken, diş fırçalarken, meyve sebze yıkarken dahi kontamine suyun vücuda girebileceği uyarısı yapılıyor.
Vakaların Coğrafi Dağılımı Dikkat Çekici
Sosyal medyadaki paylaşımlar ve hastane başvuruları incelendiğinde, vakaların belirli ilçelerde ve hatta belirli mahallelerde yoğunlaştığı görülüyor. Bu durum, sorunun şehrin tamamını kapsayan genel bir su kirliliğinden ziyade, belirli su depolarından veya pompa istasyonlarından beslenen bölgelerle sınırlı olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Ancak ne ASKİ ne de Sağlık Bakanlığı, hangi bölgelerden numune alındığı ve bu numunelerin sonuçları hakkında şeffaf bir veri paylaşımında bulunmadı. Bu sessizlik, komplo teorilerinin ve paniğin daha da büyümesine yol açıyor.
Muhalefetten Sert Tepki: "Ankara Halkına Gerçekleri Söyleyin"
Konu siyasetin de gündemine oturdu. Muhalefet partileri ve bazı belediye başkanları, ASKİ ve Ankara Büyükşehir Belediyesi'ni şeffaf olmamakla eleştirdi. Bir muhalefet yetkilisi, "Ankara'da insanlar hastanelere akın ediyor, sosyal medya mağduriyet paylaşımlarıyla dolu. Siz kalkmış 'su temiz' diyorsunuz. Madem su temiz, bu insanlar neden hastalandı? Bağımsız laboratuvar sonuçlarını açıklayın, Ankara halkına gerçekleri söyleyin" diyerek tepki gösterdi.
Vatandaşlar Kendi Önlemini Aldı
Resmi açıklamaların yetersiz kalması üzerine birçok Ankaralı, kendi önlemini almaya başladı. Marketlerde hazır su satışları patlama yaparken, bazı mahallelerde vatandaşlar aralarında para toplayarak bağımsız laboratuvarlarda su analizi yaptırmaya başladı. Bu bireysel girişimlerin sonuçları henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.
Ne Yapmalı? Uzmanlardan Acil Durum Tavsiyeleri
Yaşanan belirsizlik ortamında halk sağlığı uzmanları vatandaşlara şu tavsiyelerde bulunuyor:
- Musluk suyunu kaynatmadan içmeyin: Suyu en az 3-5 dakika kaynatmak, bakteri ve virüslerin büyük kısmını etkisiz hale getirir.
- Mümkünse ambalajlı su kullanın: İçme, diş fırçalama ve yemek hazırlama süreçlerinde şişelenmiş su tercih edin.
- Belirtileri hafife almayın: Özellikle bebek, çocuk, yaşlı ve kronik hastalığı olanlar, şikayet başlar başlamaz hastaneye başvurmalı.
- Yetkililerden şeffaflık talep edin: Mahalle muhtarlıkları ve tüketici hakem heyetleri aracılığıyla resmi su analiz sonuçlarının paylaşılmasını isteyin.
Ankara'da yaşanan bu toplu rahatsızlık vakalarıyla ilgili Sağlık Bakanlığı'nın ve ASKİ'nin önümüzdeki saatlerde yapması beklenen kapsamlı açıklama merakla bekleniyor. Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.
Bu haberi nasıl buldunuz?
Bir tepki seçin. Seçiminizi daha sonra değiştirebilirsiniz.
Okur Yorumları
Editör onayından geçen yorumlar görünür. Yapıcı katkılar öne çıkar.
Yorum bırakın