Ankara'da bir bina inşa etmek, Türkiye'nin geri kalanına göre giderek daha pahalı bir hal alıyor. Çimento başta olmak üzere temel yapı malzemelerinde fiyatlar Ege ve Akdeniz illerine kıyasla yüzde 30'a varan bir farkla seyrederken, sektörün temsilcileri bu tablonun artık "piyasa koşulları" olarak açıklanamayacağını söylüyor.

Ankara Ticaret Odası Meclis Üyesi ve Mamak İnşaat Müteahhitleri Derneği'nin (MİMDER) başkanlığını yürüten Hamza Can, durumu açık sözlülükle tanımlıyor: "Piyasayı birkaç firma ele geçirmiş vaziyette."

Rakamlar Ne Diyor?

TÜİK'in 2026 Şubat verilerine göre inşaat maliyet endeksi yıllık bazda yüzde 25,72 artış gösterdi. Malzeme endeksi yüzde 23,73, işçilik endeksi ise yüzde 29,12 yükseldi. Ankara özelinde ise bu oranların yüzde 30'un üzerinde seyrettiği belirtiliyor.

Hamza Can'a göre tablo artık bir maliyet kalemi sorunundan ibaret değil: "İnşaat maliyetleri artık proje fizibilitesini doğrudan belirleyen ana unsur hâline geldi."

Özellikle hazır beton, pompa hizmeti, çimento ve demir nakliyesi kalemlerinin Türkiye ortalamasının belirgin şekilde üzerinde olduğunu vurgulayan Can, vadeli alımlarda fiyat farkının daha da derinleştiğine dikkat çekiyor.

"Kartel mi?" Sorusu Masada

MİMDER Başkanı'nın iddiaları ağır: Eş zamanlı fiyat artışları, bayi fiyatlarında aynılaşma, benzer iskonto oranları ve sevkiyat sınırlamaları. Can, bu göstergelerin Rekabet Kurumu açısından kartel, uyumlu eylem veya hâkim durumun kötüye kullanılması fiillerine işaret ettiğini savunuyor.

"Çimento gibi nakliyesi pahalı, giriş bariyeri yüksek, oyuncu sayısı sınırlı bir sektörde bu risk çok daha yüksek. Müteahhit tarafında alternatif üreticiye erişim fiilen engelleniyor."

Rekabet Kurumu'nun geçmişte çimento sektöründe birden fazla soruşturma yürüterek ciddi cezalar verdiğini hatırlatan Can, bölgesel yoğunlaşmanın hâlâ sürdüğünü ve kurumun bu kez çok daha agresif bir piyasa incelemesine gitmesi gerektiğini vurguluyor.

Asıl Vurulan Kim?

Bu tartışmanın en çarpıcı boyutu, sorunun yalnızca müteahhitleri değil, Ankaralı kiracı ve ev sahibi adaylarını da doğrudan etkilemesi.

"Çimento artık sadece bir sanayi ürünü değil; konut erişimini belirleyen stratejik bir girdiye dönüşmüş durumda" diyen Can'a göre yüksek maliyetler konut fiyatlarına, oradan kiralara, kentsel dönüşüm projelerine ve orta gelirli vatandaşın ev sahibi olma hayaline yansıyor.

Yıllarca "demir ve çimento fiyatları belirleyiciydi" denilen denklem de artık değişmiş: İşçilik, en az hammadde kadar belirleyici bir maliyet kalemi hâline gelmiş durumda.

Sektörün Çözüm Önerisi: Güç Birliği

Hamza Can sadece şikâyet etmekle kalmıyor, somut bir çözüm modeli de öneriyor: Toplu alım kooperatifleri, birlik bazlı tedarik sistemleri ve ortak beton/çimento havuzları.

"Tek tek küçük ve orta ölçekli müteahhitler pazarlık gücü oluşturamıyor. Ama bir araya gelirsek fiyat baskısını kırabiliriz."

Ankara'daki müteahhit derneklerini ve birlikleri bu modeli hayata geçirmeye davet eden MİMDER Başkanı, resmi makamlara da net bir çağrıyla sözlerini tamamlıyor: "Buradan devletimizi göreve ve denetime çağırıyoruz. Derhal harekete geçilmelidir."

Rekabet Kurumu'nun bu talebe yanıt verip vermeyeceği ve sektörde ortak satın alma modelinin hayata geçirilip geçirilemeyeceği önümüzdeki günlerde takip edilecek gelişmeler arasında.

Bu haberi nasıl buldunuz?
Teşekkürler! Görüşünüz kaydedildi.
A
Haberi Hazırlayan
Ankara Haber Merkezi
Genel Yayin Yonetmeni
Türkiye'nin en kapsamlı haber merkezi.
485 yayin 24 okunma 0 yorum
Ekonomi & İş Dünyası Ankara inşaat maliyetleri Ankara müteahhit MİMDER Hamza Can
Yazar Profili Tüm yazılarını incele 485 yayinlik arsiv
Haberi Öner
Kaydet, gönder veya bağlantıyı kopyala.
Bu bağlantı mevcut haber sayfasının kalıcı adresini paylaşır.
Topluluk Akışı

Okur Yorumları

Editör onayından geçen yorumlar görünür. Yapıcı katkılar öne çıkar.

0 yorum yayında Yorum Yaz

Yorum bırakın

Yorumlar editör onayı sonrası yayınlanır.
Bu haber için henüz yayında yorum yok. İlk yorumu siz bırakabilirsiniz.