Son dönemde Türkiye siyaseti oldukça çalkantılı günlerden geçiyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınması ve ardından başlayan Saraçhane merkezli protesto dalgası, muhalif seçmenin sokağa çıktığı tarihi anlardan biri olarak kayıtlara geçti. Bu süreçte birçok CHP'li belediye başkanı, milletvekili ve parti yöneticisi alanlara inerken, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın ortalıkta görünmemesi dikkatlerden kaçmadı.
"Mansur Yavaş Nerede?" Sorusu Yeniden Soruluyor
Mansur Yavaş'ın kriz anlarında sahadan çekilme refleksi aslında yeni bir tartışma değil. Geçmiş yıllarda da benzer eleştirilerin odağında olan Yavaş, bu kez İmamoğlu'na yönelik operasyon sürecinde de benzer bir tutum sergiledi. Saraçhane'de on binlerce kişi toplanırken, sosyal medya hesabından yaptığı sınırlı sayıdaki paylaşım, tabanın beklediği güçlü liderlik duruşunun oldukça uzağında kaldı. Bu durum, özellikle kendisini cumhurbaşkanlığı adaylığında güçlü bir alternatif olarak gören kitlelerde hayal kırıklığı yarattı.
Geçmişteki Kritik Suskunluklar Hafızalarda
Yavaş'ın "ortadan kaybolma" olarak nitelendirilen bu tutumu, ilk kez yaşanmıyor. Hatırlanacağı üzere:
- 2019 Ankara seçimlerinin iptal edildiği kritik süreçte Yavaş, meydanlara inmek yerine büyük ölçüde resmi açıklamalarla yetinmişti.
- 2023 genel seçimleri öncesinde Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi sürecinde, ismi en çok geçen isimlerden biri olmasına rağmen net bir pozisyon almaktan kaçınmıştı.
- 6 Şubat depremleri sonrasında da benzer bir profil çizerek, ulusal çapta ses getirecek çıkışlar yerine belediye hizmetlerine odaklanmayı tercih etmişti.
Bu kronik sessizlik hali, Yavaş'ın "tedbirli siyasetçi" imajını güçlendirirken, liderlik bekleyen kitleler nezdinde güven sarsıcı bir unsura dönüşüyor.
Kulislerde Ne Konuşuluyor?
Ankara siyasi kulislerinde, Yavaş'ın bu stratejik suskunluğunun iki temel nedene dayandığı konuşuluyor:
Birinci görüşe göre Yavaş, belediye başkanlığı görevine odaklanmayı ve kurumsal kimliğin dışına çıkmamayı tercih ediyor. Özellikle Ankara gibi bürokratik bir şehirde, sokak siyasetinden ziyade hizmet belediyeciliğiyle anılmak istediği değerlendiriliyor.
İkinci ve daha çok dillendirilen görüş ise, Yavaş'ın olası bir cumhurbaşkanlığı adaylığı öncesinde kendisine yönelik hukuki riskleri minimize etme çabası. Yavaş'ın, iktidar tarafından açılabilecek soruşturmalara ve yargı tacizlerine karşı temkinli davrandığı, bu nedenle meydan siyasetinden bilinçli olarak uzak durduğu iddia ediliyor.
Taban Tepkili: "Sessizlik Değil, Liderlik Bekliyoruz"
Sosyal medyada ve Ankara sokaklarında konuştuğumuz CHP'ye yakın seçmenler, Yavaş'a yönelik eleştirilerini açıkça dile getiriyor. Bir grup seçmen, "Mansur Başkan'ı çok seviyoruz, hizmetlerinden memnunuz ama bu ülke yangın yerine döndüğünde ortalıkta olmamasını anlayamıyoruz. Biz sadece belediye başkanı değil, aynı zamanda bir lider arıyoruz" diyerek tepkisini ortaya koyuyor.
Öte yandan Yavaş'ı savunan bir diğer kesim ise, onun bu temkinli duruşunun bir zaaf değil, bilakis uzun vadeli bir strateji olduğunu savunuyor. Onlara göre Yavaş, popülist söylemlerle günü kurtarmak yerine, kurumsal itibarını koruyarak daha büyük hedeflere yürüyor.
Siyasi Analistler Ne Diyor?
Konuyu değerlendiren siyasi analistler, Yavaş'ın bu duruşunun 2028 seçimlerine giden yolda kendisi için hem avantaj hem de dezavantaj oluşturabileceğini belirtiyor. Bir yandan devlet adamı profili çizerek merkez sağ seçmenin güvenini kazanabilir; diğer yandan muhalif tabanın öfkesini kanalize edecek bir liderlik gösteremediği için sokaktaki karşılığını yitirebilir.
Önümüzdeki süreçte Yavaş'ın izleyeceği strateji, sadece Ankara siyasetinin değil, Türkiye muhalefetinin de kaderini etkileyecek gibi görünüyor.
Bu haberi nasıl buldunuz?
Bir tepki seçin. Seçiminizi daha sonra değiştirebilirsiniz.
Okur Yorumları
Editör onayından geçen yorumlar görünür. Yapıcı katkılar öne çıkar.
Yorum bırakın