ANKARA (10.04.2026) – İkinci Dünya Savaşı’nın en hararetli günlerinde, tarafsızlığını korumaya çalışan Türkiye’nin kalbi Ankara, istihbarat savaşlarının da merkeziydi. MİT’in "Özel Koleksiyon" sekmesinde yayımladığı son belge, 86 yıl önce Ulus Meydanı’ndaki Tan Kırtasiye’de başlayan bir şüphenin, devletin en üst kademelerini nasıl teyakkuza geçirdiğini gözler önüne seriyor.
35 Makara Film ve Bir Leica: Tan Kırtasiye’deki Şüpheli
Belgeye göre olay, Ulus’taki Tan Kırtasiye mağaza sahiplerinin dikkatiyle başlıyor. Henüz kimliği tespit edilemeyen, kısa boylu ve sarışınca bir şahıs; mağazadan bir Leica fotoğraf makinesi ve tam 35 makara film satın alıyor. Şahsın Rus veya Bulgar olduğundan şüphelenen esnaf, durumu o dönemki istihbarat servisi olan Milli Emniyet Hizmeti Riyaseti’ne (MAH) bildiriyor.
Shell Benzin Deposu’ndaki Parça ile "Casus İcadı"
Gizemli şahsın sadece makine almakla kalmayıp, yazı kopyalama (belge çoğaltma) teknikleri hakkında bilgi almaya çalışması ve bir "agrandisman" (büyütme) cihazı talep etmesi şüpheleri artırıyor. Mağazada bulunmayan bu cihaz için esnafın, Shell benzin deposunda bulunan bir parçayı kullanarak "toplama" bir cihaz yapmayı vadetmesi üzerine, MAH Ankara B Amirliği’ne "acele" koduyla şu talimatı gönderiyor: "Bu şahsın peşini bırakmayarak hüviyetini ve faaliyetini tespit etmeğe gayret etmek zarureti vardır."

Ulus Meydanı’nda "Tarassut" (Gözetleme) Planı
İstihbarat raporunda, şahsın deşifre olmaması için esnafın doğrudan kullanılmaması, bunun yerine mağazanın dışarıdan izlenmesi (tarassut edilmesi) emrediliyor. Plan ise oldukça detaylı: Şahsın cihazı görmeye geleceği 17 Ağustos Cumartesi günü, dükkan mensuplarından birinin Shell mağazasına gidip parçayı getirişi izlenecek ve o esnada cihazı inceleyen "kısa boylu, sarışın adamın" takibine başlanacaktır.
🔍 Belgenin Anatomisi: 1940 Ankara İstihbarat Raporu

🖋️ Editörün Notu: Ankara’nın ‘Casuslar Şehri’ Olduğu Yıllar
ankarahaberleri.net tarih masası analizimiz: Bu belge, günümüzdeki yüksek teknoloji istihbaratının aksine, o dönemde her şeyin ne kadar "insan odaklı" ve esnafın dikkatiyle başladığını gösteriyor. Ulus Meydanı’nın sadece bir ticaret merkezi değil, dünya savaşının kaderini etkileyebilecek bilgi akışının da kavşağı olduğunu kanıtlıyor. MİT’in bu tür belgeleri şeffaflıkla paylaşması, Başkent’in gizli tarihine ışık tutmak adına paha biçilemez bir değer taşıyor.
Okur Yorumları
Editör onayından geçen yorumlar görünür. Yapıcı katkılar öne çıkar.
Yorum bırakın