ANKARA – Başkent Ankara’da 9 Ekim 2025 tarihinde yaşanan ve Pursaklar Kaymakamı’nın bizzat araya girerek faciayı önlediği rehin alma olayında, yargı süreci yeni bir boyut kazandı. Ankara 79. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada, mahkeme heyeti davanın seyrini değiştirecek bir hukuki hamle yaptı. "Hürriyeti yoksun kılma" suçundan açılan dava, "Öldürmeye teşebbüs" şüphesiyle Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşındı.

Kaymakamlık Çıkışında Pusu: Dehşet Dakikaları

Olay, geçtiğimiz yıl Pursaklar Kaymakamlığı önünde meydana gelmişti. Boşandığı eşi Murat Çakır ile tesadüfen karşılaştığını iddia eden müşteki D.S., kimlik işlemleri için gittiği nüfus müdürlüğünden çıktığı sırada eski eşi tarafından silah zoruyla rehin alınmıştı. Çakır, talihsiz kadını kaymakamlık binasının yanındaki boş araziye götürerek silahı başına dayamış, o anlar çevredeki vatandaşlar tarafından dehşetle izlenmişti.

Kaymakam İkna Etmişti, Sanık "Tesadüf" Dedi

Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Murat Çakır, olayın planlı olmadığını iddia ederek, "Tek isteğim konuşmaktı. Silahımı gösterdim ama kimseye zarar verme kastım yoktu. Gözaltına alınırken de zorluk çıkarmadım" dedi. Ancak dosyadaki kanıtlar ve Pursaklar Kaymakamı’nın zanlıyı ikna etmek için verdiği uzun uğraşlar, mahkemenin eylemi "sıradan bir rehin alma" olarak görmesini engelledi.

Mahkemeden "Ağır Ceza" Hamlesi

Duruşma sonunda mahkeme hakimi, sanığın elindeki silahın niteliği ve namlunun müştekinin başına dayanmış olmasını göz önünde bulundurarak, suçun alt sınırının değiştiğine karar verdi. Dosya, "Kasten öldürmeye teşebbüs" suçlamasıyla değerlendirilmek üzere Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Sanığın tutukluluğunun devamına karar verilirken, D.S. ve avukatları kararı memnuniyetle karşıladı.

Adaletin "Niyet" Okuması

ankarahaberleri.net hukuk masası olarak bu kararı şöyle yorumluyoruz: Ankara’da kadına yönelik şiddet dosyalarında mahkemelerin "konuşmak istedim" bahanesine artık prim vermemesi, 2026 yargı vizyonu için umut verici. Başına silah dayanmış bir kadının yaşadığı o travmanın karşılığı "asliye ceza" değil, en ağır yaptırımların olduğu "ağır ceza" salonlarıdır. Pursaklar Kaymakamı’nın o günkü kahramanlığı, bugün mahkemenin hukuki kararlılığıyla birleşmiştir.

Bu haberi nasıl buldunuz?
Teşekkürler! Görüşünüz kaydedildi.