Özarslan, testlere katılmayanları "şahsen" savcılığa şikayet edeceğini söyleyerek, uygulamayı gönüllülük esasından çıkarıp zorunluluk alanına taşıdı.

"Gönüllülüğe Uymayanı Açıkça Şikayet Edeceğim"

Keçiören Belediyesi'nin Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı'nda gündem dışı bir soru üzerine konuşan Başkan Özarslan, sert ifadeler kullandı. Testlerin gönüllülük esasına dayandığını ancak bu esası benimsemeyenlere tahammülü olmadığını belirten Özarslan, şu ifadeleri kullandı:

"Gönüllülük esası üzerine bu çalışmayı yapıyoruz. Ancak gönüllülük esasına uymayan arkadaşları buradan açıkça beyan ediyorum; devletimize, polisimize ve savcılığımıza şikâyet edeceğim. Sonunda bana ne ceza çıkarsa çıksın, umurumda değil."

Özarslan, "Kendine güvenmeyen, yarası olan, gocunan birileri varsa, ben onları bire bir savcılığa ve emniyete şahsım adına kendim şikâyet edeceğim. Şüpheli bir durum varsa, sonrası devletimizin meselesidir" diyerek, uygulamaya yönelik potansiyel itirazları da şimdiden bertaraf etmeye çalıştı.

Uygulamanın Hukuki ve Etik Boyutu Tartışmaya Açık

Başkan Özarslan'ın bu açıklamaları, "gönüllülük" ile "şikayet tehdidi" arasında kalan çelişkili bir tablo oluşturdu. Hukukçular, iş yerlerinde toplu uyuşturucu testi uygulamalarının ancak çok sıkı ve belirli şartlarda, özellikle güvenlikle doğrudan ilgili pozisyonlarda yapılabileceğini belirtiyor. Bir belediye çalışanının tümüne, görev tanımı fark etmeksizin bu testin dayatılması ve katılmayanlara yönelik şikayet beyanı, kişisel verilerin korunması, özel hayatın gizliliği ve iş güvenliği hukuku açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor.

Ayrıca, "güvenmeyen, yarası olan" gibi ifadelerle, testi reddeden her çalışanı önceden suçlayıcı bir dil kullanılması da eleştiri konusu oldu.

Toplumsal Tepki ve Siyasi Yansımalar

Uygulama, kamuoyunda iki kutba ayrılan tepkiler aldı. Bir kesim, "Devlet kurumlarının tertemiz olması gerektiği" görüşüyle Başkan Özarslan'ı desteklerken, başka bir kesim bunun popülist, kişi haklarını ihlal eden ve çalışanları ötekileştiren bir adım olduğunu savundu.

Muhalefet partili meclis üyelerinden ve sendikalardan, uygulamanın hukuki dayanağının sorulması ve çalışan haklarının gözetilmesi yönünde açıklamalar geldi. Uygulamanın somut olarak nasıl yapılacağı, hangi laboratuvarlarda değerlendirileceği ve sonuçların nasıl saklanacağı gibi teknik detaylar ise henüz netlik kazanmadı.

Bu hamle, Keçiören Belediyesi'ni, kamuoyunda süren uyuşturucu tartışmasının tam ortasına yerleştirirken, yerel yönetimlerde "güven ve şeffaflık" adı altında nereye kadar gidilebileceğine dair de önemli bir tartışma başlattı.

Bu haberi nasıl buldunuz?
Teşekkürler! Görüşünüz kaydedildi.