Mahkeme, eylemi "çocuğa karşı kasten öldürme" olarak tanımladı. Ancak olayın çıkış şekli nedeniyle cezada haksız tahrik indirimi uyguladı. Meşru savunma talebini ise delillerle çeliştiği gerekçesiyle reddetti.
Olay mesajlaşma yüzünden başladı
Gerekçeli karara göre olay, 8 Eylül 2025 akşamı Pursaklar Şehit Murat Dülger Parkı'nda yaşandı. İddianamede yer alan bilgilere göre D.G. ile maktul Fatih Acacı arasında, Acacı'nın kız arkadaşına atılan mesajlar nedeniyle husumet vardı.
Taraflar parkta buluştu. Sözlü tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Mahkeme tutanaklarına göre D.G., olayda ele geçirilemeyen bir bıçakla Acacı'yı göğüs, karın, kol, uyluk ve sırt bölgesinden yaraladı. Acacı olay yerinde hayatını kaybetti.
"İlk yumruk maktulden geldi" tespiti
Mahkeme, sanığın "öldürme kastım yoktu, kendimi savundum" savunmasına itibar etmedi. Kararda üç kritik tespite yer verildi:
- Acacı'nın üzerinde veya olay yerinde herhangi bir bıçak bulunmadı.
- D.G., olaydan sonra bıçağı saklamaya çalıştı ve ilk ifadesinde suçu inkâr etti.
- Kamera kayıtları ve tanık beyanları, "bıçağı rastgele salladım" savunmasını doğrulamadı.
Buna karşın mahkeme, tartışmanın başlangıcında Acacı'nın D.G.'ye yönelik "Senin bacaklarını kırarım" tehdidinde bulunduğunu ve ilk fiziki teması başlattığını kabul etti. Bu sözler ve devamındaki arbede, Türk Ceza Kanunu'ndaki haksız tahrik hükümleri kapsamında değerlendirildi.
Meşru savunma reddedildi
Kararda, meşru savunma şartlarının oluşmadığı net ifadelerle vurgulandı. Mahkeme, D.G.'nin Acacı'yı yakın mesafeden birden fazla kez bıçakladığını, olay yerinden uzaklaşmak yerine dönerek eylemi sürdürdüğünü belirtti.
"Tanık anlatımları, kamera görüntüleri ve olay yeri tespit tutanakları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın kendisini korumak amacıyla hareket ettiğine dair savunması hayatın olağan akışına aykırı bulunmuştur" denildi.
Adli Tıp raporu: 10 ayrı yara
Adli Tıp Kurumu raporu da gerekçeye girdi. Fatih Acacı'nın vücudunda 10 adet kesici delici alet yarası tespit edildi. Ölüm nedeni, sol böbrek, dalak, karaciğer, ince bağırsak ve diyafram yaralanmasına bağlı iç ve dış kanama olarak kayıtlara geçti.
Sanık D.G.'nin olayda aldığı yaralanmanın ise hayati tehlike oluşturmadığı belirtildi.
Ceza nasıl 12 yıla indi
Mahkeme, eylemin tasarlayarak işlendiğine dair yeterli delil bulmadı. Yargıtay içtihatlarında aranan soğukkanlı planlama ve hazırlık unsurlarının dosyada yer almadığı kaydedildi. Çok sayıda bıçak darbesi tek başına "canavarca his" için yeterli görülmedi.
Ceza kademeli olarak şöyle oluştu:
- Suçun karşılığı: Çocuğa karşı kasten öldürmeden ağırlaştırılmış müebbet hapis
- Haksız tahrik indirimi sonrası: 24 yıl hapis
- Sanığın 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle: 16 yıl hapis
- TCK 31/3 maddesi gereği çocuklarda üst sınır 12 yıl olduğundan: 12 yıl hapis
Mahkeme heyeti, sanığın yargılama boyunca pişmanlık göstermemesi ve suçu inkâr etmesi nedeniyle takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına hükmetti. Tutukluluk halinin devamına karar verildi.
Okur Yorumları
Editör onayından geçen yorumlar görünür. Yapıcı katkılar öne çıkar.
Yorum bırakın