Vatandaşlar, yüksek fiyatları "havadan para almak" olarak nitelendiriyor.
1 Metreküp Su 140,77 TL: Türkiye Rekoru Ankara'da
ABB Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) tarafından uygulanan yeni tarifelere göre, Ankara'da konut aboneleri için 1 metreküp (1000 litre) suyun fiyatı 140,77 Türk Lirası seviyesinde. Bu rakam, Türkiye genelindeki birçok büyükşehirle kıyaslandığında belirgin şekilde yüksek.
Vatandaşlar, özellikle düşük gelirli ve kalabalık aileler için su faturalarının aile bütçesini ciddi şekilde zorladığını belirtiyor. "Bir ay boyunca içtiğimiz, yıkandığımız, temizlik yaptığımız suyun bedeli neredeyse bir asgari ücretlinin iki günlük kazancına denk geliyor" yorumları yapılıyor.
Mansur Yavaş'ın Eski Sözleri Tepkileri Büyüttü
Su zamlarına yönelik tepkilerin odağında, Başkan Mansur Yavaş'ın 2019 yerel seçim kampanyası sırasında sarf ettiği bir söz var. Yavaş, o dönem rakiplerini eleştirirken, "Su da Allah'ın suyu, para alınır mı?" ifadesini kullanmıştı.
Bugün geldiği noktada bu söz, sosyal medya platformlarında ve mahalle sohbetlerinde sıkça anımsanıyor. Vatandaşlar, "Seçimlerden önce 'para alınır mı' diyendi, şimdi Türkiye'nin en pahalı suyunu satan da aynı kişi" eleştirisini yöneltiyor. "Havadan para mı alınıyor?" sorusu, isyanın özeti haline gelmiş durumda.
ASKİ: "Altyapı Yatırımları ve Maliyet Artışları Zorunlu Kılıyor"
Konuya ilişkin bir açıklama yapan ASKİ yetkilileri, yüksek tarifelerin nedenini artan enerji, personel ve boru/altyapı maliyetlerine bağlıyor. Yetkililer, Ankara'nın coğrafi olarak su kaynaklarından uzak olmasının da suyun maliyetini artıran bir faktör olduğunu ve devam eden altyapı yenileme, yeni hat ve arıtma tesisi yatırımlarının bu fiyatlandırmayı zorunlu kıldığını savunuyor.
Ancak bu açıklamalar, özellikle dar gelirli kesimler tarafından yeterli bulunmuyor. Vatandaşlar, "Biz yatırım maliyetini değil, içme suyunun faturasını ödüyoruz" diyerek, artan maliyetlerin adil bir şekilde dağıtılmadığını öne sürüyor.
Muhalif Gruplardan Tepki: "Söz ile İcraat Uyuşmuyor"
Ana muhalefet partisi ve bazı sivil toplum kuruluşları, konuyu siyasi gündeme taşıdı. Yapılan açıklamalarda, "Bir taraftan 'sosyal belediyecilik' denilirken, diğer taraftan temel bir insan hakkı olan suya erişimin bu kadar pahalı hale getirilmesi kabul edilemez" ifadeleri kullanıldı. Muhalifler, aşamalı tarife sisteminin gözden geçirilmesini ve düşük gelirlilere yönelik ek sosyal yardımların artırılmasını talep ediyor.
Temel Bir İhtiyaç, Ağır Bir Yük Haline Geldi
Ankara'da su fiyatları, artık sadece bir belediye gelir kalemi olmanın ötesine geçerek, sosyal bir kriz halini almaya başladı. Vatandaşların, temel bir yaşam hakkı olan suya erişimde yaşadığı bu finansal zorluk, yerel yönetimin sosyal politikalardaki önceliğini de sorgulatıyor.
Başkan Yavaş'ın, seçim vaadiyle bugünkü icraatı arasındaki bu çelişki, suyun akışını değil, siyasi ve toplumsal tartışmaların ateşini beslemeye devam ediyor. Soru net: "Allah'ın suyu"na bu fiyatı kim, nasıl koydu?