Bu haberde
ANKARA (21.03.2026) – Başkent tarihinin en çok konuşulan suç örgütü davalarından biri olan Ayhan Bora Kaplan dosyasında, yargı süreci yeni bir evreye taşındı. Kaçakçılık ve Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan son iddianame, örgütün cezaevi ve firar hattındaki "stratejik oyunlarını" gün yüzüne çıkardı.
Her Şeyi Başlatan "Gizemli Poşet"
Dosyadaki en sinematik detay, 12 Eylül 2025'te yaşandı. Tutuklu bulunan eski emniyet görevlisi Şevket Demircan’ın avukatının kapısına bırakılan bir poşet, tüm dengeleri değiştirdi. Poşetin içinden çıkan cep telefonunun, Macaristan’da yakalanıp Türkiye’ye getirilen Serdar Sertçelik’e ait olduğu Ankara Jandarma Siber ekiplerince saptandı. Telefonun içindeki HTS kayıtları ve silinmiş WhatsApp mesajları, örgütün dijital trafik ağını "yama programı veya sahtecilik" şüphesine yer bırakmayacak şekilde ispatladı.
"Kumpas" Talimatı: İfadeyi Cevheri Güven’e Gönderin!
İddianamede yer alan yazışmalar, örgüt lideri Kaplan’ın tutuklanmasının ardından nasıl bir dezenformasyon planı yürütüldüğünü gösteriyor. Sanık Cengiz Haliç ile Serdar Sertçelik arasındaki mesajlarda şu çarpıcı ifadeler dikkat çekiyor:
"Bu ifadeleri basına sızdırmamız lazım Serdar... Bu FETÖ'cüler var Erk Acarer, Cevheri filan. Abi (Bora Kaplan) diyor ki Serdar'a söyle bunlarla görüşsün, bu ifademi onlar yayımlasın."
Sertçelik’in buna cevabı ise planın işlediğini kanıtlıyor: "Abi gönderdim Cevheri'ye, bir de birkaç gazeteciye, yayımlayacak kesin."
Hedef: Emniyeti Kayda Alıp "Kumpas" Süsü Vermek
Örgütün stratejisinin sadece sızdırma olmadığı, aynı zamanda emniyet görevlilerini "konuşturarak" kayıt altına alma üzerine kurulu olduğu da iddianamede yer aldı. Cengiz Haliç’in Sertçelik’e, emniyet müdürleri Murat Çelik ve Şevket Demircan ile yapacağı görüşmeleri gizlice kaydetmesi talimatını verdiği, Sertçelik’in ise buna "Yani bana kumpas kurmuş olsunlar" diyerek onay verdiği görülüyor.
Okur Yorumları
Editör onayından geçen yorumlar görünür. Yapıcı katkılar öne çıkar.
Yorum bırakın