Aydınlıktı; çünkü tanka, mermiye, alçaklığa karşı iman dolu göğsünü siper eden bir milletin şahlanışına sahne oldu. Bugün, o destanın üzerinden geçen zamana rağmen, zihinleri kirli bir sis perdesiyle kaplı, vicdanları nasır tutmuş bir güruhun akıl almaz iddialarına şahit oluyoruz: “Darbe değildi, danışıklı dövüştü, hükümet kendi yaptı.”
Bu cümleyi kuranlar, aslında sadece bir siyasi görüşü eleştirmiyor. Onlar, o gece Boğaziçi Köprüsü’nde kurşunlanan, tankların altında ezilen, Gölbaşı’ndaki Özel Harekât Dairesi’nde semalara yükselen şehadet nidalarını duymazdan geliyor. Onlar, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne düşen bombaların, Meclis çatısını delen mermilerin, sokakta “Vuruluyorum ama önemli değil, vatan sağ olsun” diyen gencin feryadını bir tiyatro sahnesine indirgiyor. Bu, cehaletin de ötesinde, milletin ortak hafızasına ve şehitlerimizin aziz hatırasına yapılmış en büyük saygısızlıktır.
O geceyi “kurgu” olarak niteleyenler, aslında kendi karanlıklarını ele veriyor. Çünkü onlar, FETÖ gibi hain bir terör örgütünün on yıllara yayılan sinsi yapılanmasını, devletin en kritik noktalarına çöreklenmiş ahtapot kollarını göremeyecek kadar basiretsiz ya da görmek istemeyecek kadar art niyetlidir. O gece, sadece bir darbe girişimi değil, aynı zamanda Türkiye’nin bağımsızlığını, geleceğini ve egemenliğini hedef alan topyekûn bir işgal teşebbüsüydü. Ve o teşebbüs, sadece komuta zincirine bağlı güvenlik güçlerimizle değil, bizzat Cumhurbaşkanı’nın “sokağa çıkın” çağrısıyla meydanlara inen, ölümü ölümün üzerine atan millet iradesiyle püskürtüldü.
Bu kirli tezlere inat, bugün buradayız. 251 şehidimizin her birinin kanıyla sulanan bu vatan toprağında, binlerce gazimizin fedakarlığıyla yeşeren demokrasimizin yıl dönümünde, aynı inanç ve kararlılıkla haykırıyoruz: 15 Temmuz, bu milletin diriliş destanıdır! Bu destanı karalamaya çalışanlar, tarihin çöp sepetinde yerlerini almaya mahkûmdur. Onlar ne kadar konuşursa konuşsun, gerçekler mermilerden daha gür bir sesle yankılanmaya devam edecek.
Unutmayın, o gece tankın önüne yatan o delikanlı, bir siyasi partinin değil, bu ülkenin evladıydı. O gece dua eden nineler, selalar eşliğinde meydanlara koşan gençler, bu milletin ta kendisiydi. Bu millet, o gece iradesine kelepçe vurdurmadı, vurdurmaz da. 15 Temmuz’u unutmadık, unutturmayacağız. Şehitlerimizin ruhu şad, gazilerimizin yolu daim olsun. O alçak darbe girişimine ve bugün onu aklamaya çalışan zihniyete inat, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.
Bu haberi nasıl buldunuz?
Bir tepki seçin. Seçiminizi daha sonra değiştirebilirsiniz.
Okur Yorumları
Editör onayından geçen yorumlar görünür. Yapıcı katkılar öne çıkar.
Yorum bırakın